Afşar Timuçin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Afşar Timuçin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Toplumların yaşamlarında zaman zaman görülen çok hızlı dönüşümler, hatta patlamalar biçiminde görülen dönüşümler, gerçekte uzun süreçler boyunca alttan alta sessizce oluşmuştur. Ayrıştırıcı ve aynı zamanda bileştirici bir gözle bakamadığımız zaman, bu gibi durumları birer devrim gibi hatta birer mucize gibi algılarız. İnsanların kısa ömürlerinde güzel günler adına evrimden çok devrimi kendilerine yakın bulmaları anlamlıdır: Her şeyin, çok uzun beklemeler söz konusu olmadan değişmesi hepimizin dileğimizdir. Bunun en basit anlamı şudur: Ölmeden biz de güzel günler görelim. Oysa bireylerin yaşamında olduğu gibi toplumların yaşamında da köklü dönüşümleri duyurmayan dural ya da durağan dönemler iniş ve çıkış dönemlerinden daha az değildir. Çünkü toplumlar da bireyler gibidirler: Birbirini izleyen yeni durumların sarsıntılarını çok uzun süre yaşayamazlar. Bir etkinliği bir dinginlik izler. Öyle zamanlar olur ki bireyler de toplumlar da uzun süren baş döndürücü bir akışın getireceği iyiliklere durallığın verimsizliğini yeğ tutabilirler.
Toplumların açmazlarından yalnız o toplumları yönetenler sorumludur görüşü pek yaygındır. Bu görüşte olanların tümü gündelik yaşamın çarklarında dönüp duran ve kendilerini yönetilmeye bırakmış kimselerdir. Bu anlamda kuramlar bile geliştirildiği olur, tarihten örnekler verilir: falanca kral şöyle yapmasaydı her şey çok değişik olacaktı diye düşünülür. Kralı bir güç olarak var sayarken uyrukları yani koca toplumu yok sayarlar. Bu yönde görüşler üretene nereden biliyorsun dediğinizde yüzünüze bir garip bakacaktır: bunu bilmeyecek ne var? Oysa toplumların açmazlarından yönetenlerden önce yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla yönetilenler sorumludur: her toplum kendinin suçlusudur. Burada falancanın filancadan, kralın kaçakçıdan ya da bıçakçıdan daha az ya da daha çok sorumlu olduğunu düşünemeyiz. Bir toplumun bireyleri, tek tek bilinç düzeyleri ne olursa olsun, birlikte ortak bir bilinç oluştururlar. Toplumun her kesimimde etkin olan ortak bilinç daha çok ortalama bilinçlerin ürünüdür. Ortak bilinç ya da toplumsal bilinç tek tek bilinçlerin toplamı değildir, bu bilinçlerin önde gelenlerinin toplamı hiç değildir. Ortak bilinç bir toplumun düşünce düzeyini ortaya koyar, özellikle onun bugünle ilgili algısıyla, dünle ilgili görüşleriyle ve yarınla ilgili öngörüleriyle ilgilidir.