Altay Öktem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Altay Öktem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kendimi ıskaladım. Uzun zamandır şöyle ağız tadıyla seyredemedim odamın uçsuz bucaksız duvarlarını. Posterdeki kıza âşık olup da sabaha kadar şarabın dibine vurmayı özledim. Pencereden bakarken, camın hangi tarafının içerisi, hangi tarafının dışarısı olduğunu karıştırmayı özledim. Çok özleyince, kendimi tutamayıp annemin odasına dalmayı, onu nedensiz öpmeyi özledim.

“Özledim” demek doğru değil aslında. “Nedensiz öpmek” de doğru değil. Adım gibi biliyorum bunları. Çünkü “özlemek” yanlış bir kavram. Özleyen, kendini özler yalnızca. Bir başkasını özlediğini iddia etmek, hayatı yanıltmaktır. Zamanı kışkırtmak ve asla geri dönemeyeceğini bildiğin günlerin ıstırabını yok saymak için kendine yalan yanlış bir duygu uydurmaktır. Özlemek ahlaksızlıktır.

Annen dâhil, herkesi nedensiz öpersin zaten. O yüzden bu kavram da yanlış. Nedenli öpmek diye bir şey yoktur ki nedensizi olsun. Her öpüş nedensizdir. Dudağın travmasıdır. Ölümden önceki son aşamadır. Çünkü bütün ölüseviciler ve kanun koyucular bilir ki, ölmeden hemen önce boşluğu öper insan. Karşılıksız ve tek taraflı öper. Çünkü boşluk, asla farkına varmaz öpüldüğünün.
kendime kuytu bir ölüm arıyorum yalnızca kendime
düşlerime sokak kedilerinin gözleri giriyor, korkuyorum
boynunu kendi bileğine dolayıp asılan bir adam
kanını sulandırılmamış alkole banan
sokak satıcıları epey bilir bunu yalnızlık cinayettir

yalnızlık cinayettir bütün notalarda, bütün dillerde
bütün hecelerde, "a" sesinde, re minörde, mors alfabesinde
yalnızlık cinayettir kendi tükürüğüyle
ıslanan bedenlerde eski bir kokudur, yalnızca budur

ıslak paspas kokusudur, gece morudur
bileği tahriş olmuş bir kadının dinmeyen korkusudur
ansızın yakalanmasıdır bir kuşun kapana
trenin gecikmesidir istasyona yalnızlık cinayettir

sevişirken kramp girmesidir, ölürken birdenbire
sıçramaktır başka bir zamana, kadeh tutarken
elinin titremesidir, sesinin duyulmasıdır susarken
karnına saplanan bıçağı sevmektir yalnızlık cinayettir

cinnettir

kendime kuytu bir ölüm arıyorum çok iyi biliyorsun bunu
düşlerime kalabalık bir cadde giriyor. korkuyorum
saçlarını sırtından sallandıran kadınlar kadar
uzayıp gitmesi kadar bir aşkın telaşla
yanlışlıkla, su katılmamış bir sevişmenin ardından
ters yakılması kadar sigaranın, benim kadar
yani ellerim kadar, bedenim kadar, düşüncelerim
sırlarım, kaçışlarım kadar saçmadır yalnızlık cinayettir

cennettir

kendime kuytu bir ölüm arıyorum çok görüyorsun bunu
bütün delillerimi yaktım, beni ötelere götürecek
yollardan zaten uzaktım
her kadına yeni, bir zevk, her kadına
yeni kurulmuş tuzaktım bütün delillerimi yaktım
sonrası yok. sonrası çok gizli bir fotoğrafın arabı
yüzümüz siyah ve anlamsız, dışımız beyaz ve derin
sanki bir diktatör anıtı, kan akıtan bir nehir
işlenmemiş suçlarımız sanki yalnızlık cinayettir

cennettir
cinnettir
cinayettir.

Altay Öktem