Faşizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Faşizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sosyal bir deneyimi konu alan 2008 yapımı Alman filmi Die WelleÜçüncü Hare adlı yaşanmış bir deneyi anlatan Die Welle adlı kitaptan uyarlanmıştır.

1967 yılında Kaliforniya'da yaşanmış gerçek bir olayı günümüz Almanya'sına uyarlayan film, faşizmin köklerine dair trajik bir hikâye olarak bir toplumda, özellikle de toplumun dinamiğine oluşturan ergenler üzerinde, her zaman otokratik bir sosyal grubun yaratılabileceğini göstermektedir. *

Filmin çıkış noktası, "Nazi Almanya'sı bir daha yaşanabilir mi?" düşüncesidir. Bilindiği gibi, siyasi otoritenin mutlaklığının, geçmiş dönemlerden modern devletin hüküm sürdüğü zamanlara değin azalarak varlığını sürdürdüğü düşünülmüştür. Özellikle 20. yüzyılın başlarında demokrasinin ve hiç olmazsa bir nebze insan haklarının oluşmaya başladığı düşünülerek artık büyük bir vahşetin yaşanmayacağı sanılırken Holokost olarak bilinen Yahudi Soykırımı olmuştur. Bu soykırım, faşizmin ne denli ciddi boyutlarda sorunlar doğurabileceğini göstermenin yanı sıra çağdaş ve modern etiketi adı altında vahşeti hayatlarından çıkardığı sanılan toplumların elverişli koşullar oluştuğunda birer cani olabileceğinin kanıtıdır. Nitekim Yahudi Soykırımı'nda herkes "görev bilinci" ile hareket etmiş, toplumun yararı gibi belirsiz bir düşünce zeminine gönülden bağlanarak yapılması gerekeni yaptıklarını düşünmüşlerdir. Diğer bir deyişle, rasyonel bir muhakemeyi bir kenara bırakıp tek tek bireylerin varlığından bağımsız olan bir kitlenin bekası için neyin doğru olduğunu belirleyen bir diktatörün gölgesinde hareket etmişlerdir.

Kuşkusuz, modern devlet anlayışının, demokrasinin ve hatta her türlü ilerici düşüncenin ötesinde bir gerçek olarak orada duran kitlelerin öz ruhu, ilkel birlik ve beraberlik düşüncesi gibi içinde güç, disiplin, yönetim ve lider barındıran oluşumları destekleme taraftarıdır. Dolayısıyla filmin de bizlere göstermeye çalıştığı gibi, kitleleri, bireylerin tek tek düşünce yapısından ve zekasından ayrı olarak ele almak ve en nihayetinde ilkel gibi görünen birçok soykırımın bir daha olmayacağını varsaymamak gerekmektedir.

Yukarıda kısaca değindiğim konuları oldukça başarılı bir senaryo ve oyunculuk ile bizlere sunan Die Welle, aynı zamanda böyle ağır bir konuyu gayet akıcı ve ilgiyi hep ayakta tutan üslubuyla işlemesi bakımından da takdir edilesi bir filmdir.

Hayyam



* İlk iki paragraf Wikipedia'daki Die Welle başlığından alınmıştır.
Siyaset bilimci Dr. Lawrence Britt yaptığı çalışmaların neticesinde, 20. yüzyılın gördüğü en tipik faşist rejimleri (Hitler'in Almanya'sı, Mussolini'nin İtalya'sı, Franco'nun İspanya'sı, Suharto'nun Endonezya'sı, Pinochet'nin Şili'si) inceleyerek faşizmin 14 karakteristik özelliğini tespit etmiş.

Britt'in çok tartışılan, hatta Umberto Eco'nun bir yazısından fazlaca esinlendiği söylenen ünlü makalesi, 'yeni başlayanlar için 14 derste faşizm'i anlatıyor:

1. Güçlü ve sürekli milliyetçilik: Faşist rejimler, sürekli olarak vatansever şiarlar, sloganlar, semboller, marşlar ve diğer ıvır zıvırı kullanma eğilimindedir.

2. İnsan haklarının aşağılanması ve hor görülmesi: Düşmandan korku ve güvenlik ihtiyacı nedeniyle, faşist rejim altındaki insanlar, 'ihtiyaç' gereği belirli durumlarda insan haklarının göz ardı edilebileceğine ikna edilirler. İnsanlar işkence, yargısız infaz, siyasal suikast, uzun süreli gözaltı gibi uygulamalara karşı başını başka tarafa çevirme, hatta bunları onaylama eğilimindedir.

3. Düşmanların/günah keçilerinin birleştirici bir neden olarak tanımlanması: Ülkenin güvenliğini ve bütünlüğünü tehdit eden düşmanın ortadan kaldırılması için insanlar histerik kalabalıklara katılıp sokaklara dökülür; Bu düşman tanımının içinde ırksal, etnik ya da dinsel azınlıklar, liberaller, komünistler, sosyalistler, teroristler, vs. vardır.