Ingmar Bergman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ingmar Bergman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ingmar Bergman'ın senaryosunu yazıp yönettiği bu film hem genel anlamda Bergman'ın hayatı sorgulayan yapısını ön plana çıkarıyor hem de tanrıyla olan sorunlarını açık bir şekilde ortaya koyuyor.

"Tanrı yoksa, bu bir fark yaratır mı?"

Filmde tanrıya olan inancını kaybetmiş bir papazın içine düştüğü durum anlatılıyor. Ancak filmde önemli olan elbette ki kişilerin tanrıyla olan bireysel ilişkisi. Toplumun süregelen diretmelerinden sıyrılmış ve acı dolu dünyayı anlamaya çalışan kişilerin yakarışları özellikle önem arz etmektedir.

"Hayat doğaüstü olayları içermeden de yeterince karmaşık."

Ciddi bir düşünce çemberine alan film tüm bunlara rağmen karmaşadan uzak ve sadece samimi bir duyarlılık beklemekte.

"Hayatıma anlam kat ve senin uysal kölen olayım."

Elbette ki her yetkin sorgulamada olduğu gibi kesin bir sonuca ulaşılması mümkün değildir. Ancak zaten filmde de amaçlanan, her bireyin kendi iç dünyasında kendi sorgusalını oluşturması olsa gerek.

Hayyam



Kaynak
Orta Çağ'da savaştan bıkmış bir Şovalye, yanında bayraktarı ile Haçlı Seferleri'nden evine döner. Vebanın yol açtığı tahribatı görünce, böylesi bir ızdıraba neden olan Tanrı'dan kuşkulanmaya başlar. Çok geçmeden ölüm onu da ziyaret eder; ancak Şovalye kaderine boyun eğeceğine Ölüm'e meydan okuyarak bir satranç oyununa davet eder. Kaybederse canından olmaya razıdır.

Buna koşut bir öyküde ise, genç, masum ve iyimser bir çift bebekleri ile birlikte küçük bir akrobat grubu ile köy köy dolaşırlar. Yolculukları sırasında, bağnaz dinciler kırbaçlama törenleri düzenler ve Tanrı'nın emirlerini yerine getirmeye kendini memur etmiş umarsız kişiler şeytanın esiri köylüleri yakarken, hastalığa uğramış köylerdeki insanların korku içinde yaşadıklarını görürler. Acı çeken Şovalye bu çiftle karşılaştığı zaman, onların birbiri ile olan aşkıyla rahatlarken, meşum rakibi Ölüm, hepsinin kaderini tayin edecek olan son hamleyi yapmayı bekleyerek, uysal uysal bir kenarda oturmaktadır...

Bergman'ın, Tanrı'nın gövdesiyle bulutlanan bir dünyada insanın yaşamı üzerine varoluşçu eserlerinin ilki olan Yedinci Mühür, yönetmenin çocukluğunun etkisi altında geçirdiği ideallerin baskısını hissettiği bir dönemde yapılmıştı.