Septisizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Septisizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bertrand Russell, Monmouthshire'de İngiltere'nin önde gelen aristokrat ailelerin birinde dünyaya geldi. İngilizlerin "idealizme karşı isyanı"na öncülük ettti. Analitlik felsefenin kurucuları arasında yer aldı. A. N. VVhitehead ile birlikte "Principia Mathematica" adlı kitabı yazdı. Felsefi denemesi ”On Denoting” (İfade Üzerine) adlı eseri felsefinin paradigması olarak kabul gördü.

20. Yüzyılın önde gelen mantıkçılarından biri olarak tanındı. Çalışmaları mantık, matematik, dilbilim, bilgisayar teknolojisi ve filozofiyi, özelliklede dil felsefesi, epistemoloji ve metafiziğini önemli ölçüde etkiledi.

Russell önde gelen bir antiemperyalist tanınmış bir savaş karşıtı oldu. Bu tutumundan dolayı Birinci Dünya Savaşı sırasında hapis yattı. Adolf Hitler’e karşı kampanyalar düzenledi. Vietnam Savaşı'nda Amerikan hükümetini suçladı. Nükleer silahsızlanmanın savunucusu oldu. İsrail'in Orta Doğu'daki ülkelere karşı izlediği tutumu eleştirdiği bir bildiri yayınladı. [1]
Demokrasilerde bir parti iktidara gelmek için ulusun çoğunluğunun ilgi duyacağı çağrılar yapmak zorundadır. (...) şimdiki demokratik sistemde, geniş ölçüde başarılı olan bir çağrının zarar getirmemesi neredeyse olanaksızdır. Bu nedenle, büyük bir siyasal partinin yararlı bir programa sahip olması pek olası değildir. Eğer yararlı yasalar çıkarılacaksa bunların parti-hükümeti dışında bir mekanizma ile çıkarılması zorunludur.

* * * * *

Demokrasilerde politikacının gücü, sokaktaki adama doğru gibi görünen fikirlere sahip çıkmasına bağlıdır. Politikacılardan, uzmanlarca isabetli bulunan fikirlerin iyi fikirler olduğunu savunma yüce gönüllülüğünü beklemek boşunadır. Çünkü bunu yaparlarsa meydanı başkalarına kaptırırlar. Öte yandan, başkalarının ne düşündüklerini kestirmek için gerekli olan sezgisel beceri, bizzat kendi fikirlerini oluşturma konusunda becerileri olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle en yetenekli olanlarının çoğu (parti politikacılığı bakımından), çoğunluğun iyi saydığı ama uzmanların kötü olduğunu bildiği önlemleri içtenlikle savunmak durumunda kalırlar. Bu nedenle politikacılara, kaba deyimiyle rüşvet almamayı öğütlemek dışında, tarafsız olmaları yolunda uyarılarda bulunmanın hiçbir yararı yoktur.


Videonun Metni

Merhaba, Ben Michael Shermer. Skeptic dergisini yayınlayan Kuşkucular Derneği'nin yöneticisiyim. Paranormal olaylarla, sözdebilimle ve sınırbilimle ilgili toplulukların iddialarını ve bütün bu konularla ilgili kült ve iddiaları araştırıyoruz. Bilim, sözdebilim, bilim dışı ve çöp bilim, vudu bilimi, patolojik bilim, kötü bilim, bilim dışı ve bildiğiniz saçmalıklar. Ve son zamanlarda Mars'ta değildiyseniz, ortalığın bunlarla kaynadığını biliyorsunuzdur.

Bazılar bize madara ediciler diyor, biraz olumsuz bir isim. Ama kabul etmeliyiz ki, madara edilecek çok insan var. Dolandırıcılık masası gibiyiz, bunları saklandıkları yerlerden çıkartıyoruz. Kötü fikirlerin Ralph Nader'ı gibi bir şeyiz. (Gülüşmeler) Kötü fikirleri iyileriyle değiştirmeye çalışıyoruz.

Videonun Metni

Çok küçükken, ailem beni haftalık toplantılara götürmeye başladı. İlk başta öğretmenin söylediklerini anlamıyordum. Çok küçüktüm. Soradan öğretmenin kılavuzu okuduğunu farkettim. Bu size işleri nasıl düzenleyeceğinizi gösteren bir kılavuzdu. Ailemin işleri bu şekilde düzenlediğini farkettim ve benim de böyle yapmam gerektiğini düşündüm. Annem be babamm, kılavuzda yazanları öğrenmemden ve küçük dolabımı yapmaya başlamamdan memnundular.

Gittiğimiz her yere dolaplarımızı götürdük ve herkes dolaplarımızı görebiliyordu. Fakat bazı insanlar daha gizliydi. Örneğin okuldaki en iyi arkadaşım Sanjay gibileri. Fakat bir gün Sanjay'lara ilk kez gidişimde... Hey bekleyin 1 dakika!

- Anne! Baba! Bugün Sanjay'lardaydım.
- Bu harika canım.
- Dolabındaki çekmeceler farklı yerdeydi!
- Canım Sanjay'ın ailesi doğru kılavuzu kullanmıyor.
"Hepimiz "iyi" insandan ne anladığımızı biliriz. İdeal iyi insan içki ve sigara içmez, küfretmez, yalnız erkeklerin bulunduğu bir toplantıda orada hanımlar varmış gibi konuşur, kiliseye aksatmadan gider, her konuda isabetli fikirleri vardır. Haksızlığa karşı derin bir nefret duyar ve Günah'ı cezalandırmanın bizim acı bir görevimiz olduğunu bilir. Yanlış düşünmeye karşı daha da büyük bir nefret duyar ve genellikle orta yaşlı başarılı yurttaşlarının benimsediği görüşlerin isabetli olup olmadığını sorgulayan kişilerden gençleri korumanın bir devlet görevi olduğu kanısındadır.

Titizlikle yürüttüğü mesleki faaliyetleri yanında hayır işlerine de hayli zaman ayırır: yurtseverliği ve askeri eğitimi teşvik eder; işçilerin ve onların çocuklarının çalışkan, serinkanlı ve erdemli olmalarını destekleyebilir ve bunu o konulardaki başarısızlıkların gereğince cezalandırılmasını sağlayarak yapar; belki bir üniversitenin mütevelli heyeti üyesidir ve yıkıcı fikirleri olan profesörlere görev vermeyerek eğitime yönelecek saygısızlığı önler. Kuşkusuz, her şeyden çok da, dar anlamıyla "kişisel ahlakı" kusursuzdur."

Videonun metni

Biz neyiz, kainatın anlamı nedir gibi sorulara bilimin yanıt vermesini umuyorsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Sonra da sorunuza mistik yanıtlar ararsınız. Bir bilim adamı nasıl mistik yanıtlardan medet umar anlayamıyorum.

Neyse, boşverin. Anlamıyorum ama eğer düşünürseniz bizim yapmaya çalıştığımız şey sadece keşfetmek. Dünya hakkında bulabildiğimiz her şeyi bulup anlamaya çalışıyoruz.

Bana bazen derler ki; "fiziğin nihai kanunlarını mı arıyorsunuz?" Hayır... Ben sadece daha fazla ne bulabilirim onu araştırıyorum. Eğer her şeyi izah edebilen nihai bir kanuna ulaşırsak bu muhteşem olur. Yani eğer bir soğanın katmanları gibi iç içe girmiş tabakalardan oluşuyorsa, ne güzel. Ama öyle olmayabilir de.

Özü nasılsa öyle karşımıza çıkacaktır. O yüzden bir araştırmaya başladığımız zaman asla neyi bulmayı beklediğimize önceden karar vermemeliyiz. Sadece daha fazla bilinmeyeni çözmeyi hedeflemeliyiz.


Videonun metni


Başkaları tarafından açık fikirli olmalarının dikte edilmesinin, bazı bilimsel olmayan kavramlara inanmayanlar arasında fazlasıyla yaygın karşılaşılan bir tecrübe olduğu görülüyor. Bu tavsiyeler, açık fikirliliğin ne olduğunun yanlış anlaşılmasından kaynaklanan, oldukça kusurlu bir düşünme şekline dayalıdır.

Açık fikirli olmak temelde yeni fikirleri dikkate almaya istekli olmaktır. Bilim açık fikirliliği destekler ve ondan beslenir çünkü varolduğumuz gerçekliği kavrama konusundaki ilerlememiz yeni fikirleri dikkate alma istekliliğimize bağlıdır.

Elbette bilimsel bir keşif çoğu zaman tamamıyla yeni düşünme şekillerini gerekli kılar. Ancak bazı bilimsel olmayan kavramlara inanmamak sizi otomatik olarak açık fikirli yapmaz, hatta sizi yeni fikirlere kapalı bile yapabilir.