Not: Bu yazı, Michio Kaku'nun "The World in 2030" adlı sunumunun bir parçasında anlattığı hikayenin yazıya aktarılmış şeklidir. İlgili videoyu, metnin aşağısında bulabilirsiniz. Videodaki anlatım ile burada yazıya aktarılan hikaye birebir aynıdır, bu sebeple hikayeyi videodan da rahatlıkla takip edebilirsiniz.
Tüm zamanda yolculuk hikayelerinin anası sayılan hikayeyi anlatayım. Bakalım sorunu anlayıp çözebilecek kadar zeki misiniz?
Sene 1945’tir.
Bir yabancı, içinde bir kız bebek bulunan bir sepetle karanlığın içinden çıkagelir ve sepeti yetimhanenin önüne bırakır. Rahibeler bebeği bulurlar ama nereden geldiğini bilemezler. Bu yüzden rahibeler ona Jane adını verirler.
Jane bir yetim olarak büyür. Benim annem kim, babam kim diye merak eder durur.
Yetim Jane, 17 yaşına geldiğinde çok güzel bir kız olur ve ilk defa bir erkek arkadaşı olur. Serseri oğlan kızın hayatına girer ama işler olacağına varır: Tartışırlar. Kız, erkek arkadaşıyla kavga eder ve hikaye oldukça hüzünlü bir hal alır.
İlk olarak, kız hamile kalmıştır. Erkek arkadaşı onu terk etmiştir. Terk edilmiş bir şekilde hamiledir ve dokuz ay sonra apar topar hastaneye götürülür. Güzel bir kızı olur. Ama o gece, biri hastane camını kırar, Jane'in bebeğini kaçırır ve Jane'i yapayalnız bırakır.
Sonrasında olanlar, bundan daha kötü. Jane'in kanaması vardır ve ölmek üzeredir. Doktorlar, acilen deneysel bir ameliyat yapmak zorunda kalırlar. Jane'i Jim'e çevirmek durumundadırlar.
Jim, ertesi gün korkunç bir baş ağrısıyla uyanır. Tüm kötü haberleri öğrenir. Erkek arkadaşı, onu zaten hamileyken terk etmişti. Birileri bebeğini çaldı sonrasında. Ve artık, Jane bile değil mi? Artık o, Jim.